ÖMER FARUK RECA'NIN GÜNEŞ GAZETESİ'NDEKİ KÖŞE YAZISI

 

17 EKİM ÇARŞAMBA 2013  

                  BEDEN DİLİNİ VERİMLİ KULLANMALI

        

 

Beden dili, çağımızın büyülü iletişim dillerinden biri olarak kabul edilmektedir. “Kudretli Dil” diye tarif edilen  beden dili, kavrandığında ve pratik hayatta uygulandığında ortaya muhteşem sonuçlar koyabilmektedir.

 

Beden dili haberleşme değil, iletişimdir. Beden dilinde siz birinden haber almazsınız, davranışlarıyla karşınızdaki insanın düşünce ve ruh halini çözersiniz. Öncelikle bunun anlaşılmasında fayda var.

Kişi, size kendinden haber vermiyor, sonucu siz kendiniz çıkarıyorsunuz. Bu anlamda beden dili son derece önemlidir. Tıpkı yapılan iyilik gibi... Sizin iyilik ve yardımı karşıdan talep gelmeden, kendiliğinizden yapmanız daha kıymetlidir.  Beden dilinde de karşıdaki kişinin söylediğinden daha fazlasını siz kendi gözlem ve bilginizle çözersiniz. Bu yöntem çok daha esrarengiz, çok daha isabetli ve çok daha verimlidir.

 

İnsan ilişkilerinde kelime ve ses yüzde 40’lık bir oranı teşkil ederken, beden dilinin bu ilişkilerdeki oranı yüzde 60’tır.

İletişim haber değildir, bilgi alışverişi değildir; haber ve bilgilerin insan ruh ve davranışı üzerinde oluşturduğu hareketler toplamıdır. Mesela bakışlar, bu hareketler toplamının penceresidir.

 

Pozitif Ol Beden Dilin Konuşsun!

Negatif duygu ve düşünceler her işte olduğu gibi beden dilimizde de kekemeliğe yol açıyor.

Olumsuz düşüncelerin, beden hareketlerini anormalleştirdiği bilinen bir gerçektir. Örneğin “tik” denilen ve toplum tarafından yadırganan vücut refleksi çoğu kez olumsuz duygu ve düşüncelerin sonucudur.

Sağlıklı bir beden sağlıklı düşünceyle olur. Nasıl ki sağlam kafa sağlam vücutta bulunur; sağlam vücut da sağlıklı düşüncede yatar. Dolayısıyla, sağlıklı beden dili isteyenler ve beden dilinin nimetlerinden faydalanmayı arzulayanlar düşünce dünyalarını serin tutmak zorundalar.

Beden Dili Düşüncede Başlar!

Pozitif düşüncenin gücü birçok hastayı iyi etmiştir. Psikosomatik hastalar, düşüncelerinin negatif olması dolayısıyla hastalık hastasıdırlar.

Ruhsal ve düşünsel sıkıntı el ve parmakları çalışamaz hale getirir. Negatif düşünceli insanların dudak ve parmakları seğirir.

SEN SUS GÖZLERİN KONUŞSUN!

 

“Sen sus gözlerin konuşsun” ifadesi boşuna söylenmemiştir. İletişimde olduğu kişinin gözlerine bakan, karşısındakine verdiği değerle doğru orantılı hareket etmiştir. Tabii bu orantıyı da dengede tutmak gerekir. Kimi gözler vardır, ok gibi etkileyicidir; bakışlarıyla çok şey ifade eder. Bu da beden dilinin önemini gösterir

Yüz ifadesindeki mimikler ya iticidir ya da çekici. Yüz ifadeniz müşterinizi, öğrencinizi veya aile bireyinizi ya kendinizden uzaklaştırır ya da kendinize yakınlaştırır. Bu bakımdan aslında beden dili yüzyıllar öncesinden var olan bir iletişim tarzıdır. Fakat kullanılmaya başlanılması, daha doğrusu farkına varılması yüzyıllar almıştır.

SİYASETÇİNİN BEDEN DİLİ

Siyaset ve siyasetçi her şeyden önce samimi olmalıdır. Vatandaş, samimi olmayan siyasetçiyi beden dilinden anlayabiliyor. Yapmacık ve zoraki hareketler vatandaşın gözünden kaçmıyor artık. Halk kibarlık budalası siyasetçileri sevmiyor, kendileri gibi doğal ve halden anlayan siyasetçileri seviyor.

 

Beden dilinin en önemli yanı veya en önemli sırrı samimiyettir. Beden dilini harekete geçirmek isteyenler, önce samimi duygularını harekete geçirmeliler. Beden dili öğrenilmez, aksi takdirde kişi yapmacıklaşır; beden dili ruhtur, duygudur, yaşanılır. Peki, samimiyet öğrenilebilir mi? Öğrenme nasıl öğrenilebilme özelliğine sahipse, yani “öğrenmeyi öğrenme” teknikleri günümüzde nasıl başlı başına bir konu haline  gelmişse, “samimiyet” de öğrenilme özelliğine sahiptir. Çünkü öğrenme, farkında olma halidir. Farkında olmak ise cehaletten kurtulmadır.

 

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !