ÖMER FARUK RECA'NIN GÜNEŞ GAZETESİ'NDEKİ KÖŞE YAZISI

 

9 EKİM ÇARŞAMBA ÖMER FARUK RECA 2013 TARİHLİ GÜNEŞ GAZETESİ KÖŞE YAZISI

Aşkın Sırrını Çözen Var mı?

   Aşk kapıyı çalınca akan sular durur. İlk defa aşığının elini tutan heyecanlanır, avuçları terler, yutkunur. Hele kara sevda... Aşkını gördüğünde bir tuhaf olur, kimyası değişir, beden hareketleri normalin dışına taşar. Mecnun’u çöllere düşüren güç neydi? Leyla’yı gören hükümdar, “Hayret, Mecnun sana mı vurulmuş, o kadar güzel de değilsin…” dediğinde, Leyla, “Ama siz Mecnun değilsiniz!” demişti.

Aşk, farklı davrandırır. Dünyalın dört bir yanındaki aşıklar aynı tepkiyi verir. FMRI, yani “Fonksiyonel Magnetik Rezonans Tomografi” ile çekilen beyin fotoğraflarına göre aşka yakalanan insanların beyinlerinde belirgin değişiklikler meydana geliyormuş. Aşkın ilk evrelerinde uyanıkken düşüncelerin %90’ını sevilen kişi işgal ediyor. Buna sebep vücudumuzdaki serotinin, nöropinefrin ve dopamin isimli maddelerdir. Dopamin ve nöropinefrin arttığında aşık heyecan, uykusuzluk ve iştahsızlık yaşıyor. Aşkın bedendeki etkisi sonucunda bu iki madde yükseliyor ve davranışlarına yansıyor.

 “Aşık mısın nesin?” şeklindeki ifade, kişinin davranışında gözlemlenen tuhaflığı ifade eder.

 

 

Sevdalanınca  Bize Neler Oluyor?

 

1) Gözbebeklerinin büyümesi:Araştırmalara göre, baktığımız şey dikkatimizi çektiğinde, bize heyecan verdiğinde gözbebeğimiz genişliyor. Dolayısıyla, size bakarken sevdiğiniz kişinin göz bebeklerinde büyüme görüyorsanız, bu, sevginizin karşılıksız olmadığının alameti. Ayrıca, büyük göz bebekleriyle daha çekici bir görünüme kavuşulduğuna inanılıyor. Bu gerçeği asırlar öncesinden bilen pek çok kadın, büyük gözbebeklerine sahip olmak için boş durmamış. Örneğin Ortaçağ İtalya’sındaki kadınlar, zehirli bir bitki olan ve sinir sisteminde tahribata yol açan bir bitkiyi, aktar diliyle “güzel avrat otunu” (atropa belladonna) sürerlermiş gözlerine.  İtalyanca’da güzel kadın anlamına gelen belladonna, zehirli de olsa, gözbebeklerinin aşırı büyümesine neden olduğu için İtalyan kadınlar için pek cazipmiş o zamanlarda. 

2) Onun Davrandığı Gibi Davranmak:İnsanlar aşık oldukları kişiyle benzer şekilde durmaya ve davranmaya meylederler. Aynı hızda yürümeye,  benzer süratle yemek yemeye, onun konuştuğu gibi konuşmaya çalışmak, aşıkların fark etmeden de olsa dahil oldukları davranış biçimleri. Hareketlerdeki bu birbirini takip etmenin kökeninde, aşığın, maşukuyla ahenkli bir davranış bütünlüğünü oluşturma isteği var.                                                                                                        

3) Gülümsemek:Psikologlar ve vücut dili uzmanları gülümsemenin evrensel etkisinin altını çiziyorlar. Yapmacık ya da araba satıcısının beklenti dolu gülüşü yerine ‘Burada, seninle olmaktan çok mutluyum!’  ifadesinde bir gülüş pek çok şey anlatıyor. Ancak gerçek gülümseyişi sahtesinden ayırt etmek gerekli. Gülümseme, yüzde meydana gelen küçük bir değişiklikle başlıyor ve ardından tüm yüze yayılan, dışa dönük, açık, samimi bir ifadeye bürünüyorsa gerçek gülümse olarak tanımlanıyor.

4) Kendi kendine dokunmak:Herhangi bir kararsızlık veya tedirginlik yaşayan insanlar kollarını vücutlarının etrafına sararlar, yani kendilerini kucaklarlar. Bu, heyecan ve kaygıyı kontrol etmeye, yani bir anlamda kendini korumaya yarar. Benzer şekilde, karşı taraftan bir romantik, aşka dair bir işaret alan aşık, genellikle koluna, bacağına, kulağına dokunma ihtiyacı duyar.

5) Kirpiklerin Titreşmesi:Aşık kişi sevdiği insanın karşısında heyecan duyduğunda, kirpikler bir sinekkuşunun kanatlarından daha hızlı titreşmeye başlar. 

6) Tavus kuşuna Dönüşme:Kadınlar da erkekler de aşık oldukları zaman farkında olmadan giysilerini düzeltmeye, üstlerini başlarını çekiştirmeye başlarlar. Ancak erkekler bu konuda biraz abartılı davranır, kendilerini olduğundan daha cüsseli göstermeye çalışır, dik yürürler. Erkekliğin kadim göstergelerinden olan bu işaret, bir tavus kuşunun tüylerini kabartması, böylece kibirli bir heybet ve cazibeye kavuşmasıyla eş görevdedir

 

7) Baktığı Her Yerde Onu Görme: “Nereye baksam sen varsın karşımda” diye başlayan şarkı bunu ifade ediyor. Gerçek ruhsal aşkta vahşi cinsellik yoktur. Aşık onunla birlikte olsun, onu seyretsin, hatta mümkünse onunla konuşsun yeter. Aşık olan insanı hemen anlayabilirsiniz. Bakışları kaygandır. Sanki gözleriyle köşe bucak birilerini arar. “Acaba şu köşeden mi çıkacak, acaba şu kalabalık içerisindeki o mu?” diye elmanın yarısı aranır.

 

 

SEVENİ ELE VEREN DAVRANIŞLAR                                      

 Kadın,                                                                                                                     

Gözlerinizin içine derin bir ilgiyle bakar ve bu arada göz bebekleri büyür.                     

Yanınızda veya çevrenizdeyken yüzü kızarır.                                                                          

Ses tonunu, sizin ses tonunuza uydurmak için yükseltir ve alçaltır.                                                  

Size doğrudan değil ama başını eğerek yandan bir bakış fırlatır, böylece utangaç ve çekingen olduğu mesajını iletir.                                                                                                             

Konuşurken eli sık sık çenesine gider,  yanaklarına dokunur.                                                               

Avuç içlerini size doğru açık tutar.                                                                                                                                      

Güldüğünüz şeylere o da sizinle birlikte, aynı anda güler.                                                                                                    

İlk gördüğü anda sizden etkilenmişse, kaşlarını kısa bir süre için kaldırıp indirmiş,  bunu da gizli bir gülümseme takip etmiştir.                                                                                                                                    

 Erkek,                                                                                                                    

Bakışlarınızı yakalamaya çalışır,                                                                                            

Göz kontağı kurar, ardından gözlerini kaçırır ve sonra tekrar sizin tarafınıza bakar.                     

Konuşurken kolunuza ya da omzunuza dokunur, ancak bunu arkadaşlık samimiyeti içinde  yaptığını göstermeye çalışır.                                                                                                   

Sık sık saçlarını düzeltir.                                                                                                     

Biraz daha kasılarak yürür ve kaslarını gerer.                                                                       

Sizin sesinizi duyacak kadar alçak sesle konuşur, bu sizi kendi alanına davet etmesi ve sohbeti ikinize özel, size ait bir faaliyet haline getirir.                                                               

Konuşurken size doğru eğilir.                                                                                                 

Eli sık sık çenesine gider.                                                                                         

Size bakarak konuşurken gözlerini kısar.

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !